1.KÜLTÜR VE ETKİLEŞİM








-İnsan, varoluşu bakımından doğanın ayrılamaz bir parçasıdır.

-İnsanoğlu, doğada yer alan balina ve ayı gibi diğer canlıların birçoğunun sahip oldukları
fiziksel kuvvet ve cüsseye veya kobra örneğinde olduğu gibi öldürücü zehre sahip
değildir.

-Dahası insan yavrusu, olgunlaşıp kendi hayatını sürdürebilmek için
çok uzun bir zamana ve bu zaman boyunca da yoğun bir ilgi ve bakıma ihtiyaç
duymaktadır.

-Bütün bu olumsuz koşullara karşın bugün insanoğlu kutuplardan
ekvatora, denizaltından uzaya kadar dünyanın her yerinde ve hatta dışında yaşa-
yabilen tek canlı türüdür.

-Ancak, insanoğlunun yüz binlerce yıl önceki yaşam tarzıyla günümüz
insanının yaşam tarzı arasında inanılmaz farklılıklar vardır.

-Bir başka ifadeyle insanoğlu, doğa karşısındaki zayıflıklarını ve karşılaştığı güçlükleri, yarattığı ve kendini
donattığı fiziksel ve zihinsel araç gereçlerle
büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.

-İnsanın doğayla olan mücadelesinde maddi ve manevi olarak yaratıp doğaya ekle-
diği fiziksel ve zihinsel her şey bir kültür ürünüdür.

-Biraz daha geniş bir tanımla,kültür, insanların biyolojik ve psikolojik varlıklarına bağlı olarak ihtiyaçlarının,
doyumlarının ve doyumsuzluklarının yarattığı, şekillendirdiği, içerik kazandırdı-
ğı ve insanların öğrenme yoluyla edindiği, yarattığı ve inşa ettiği maddi-manevi
birikimi, değerleri, yönelimleri, duygu ve düşünce dünyaları, sosyal davranışları,
teknolojileri ve sanatlarının tamamını ifade eder.


-Kısaca, kültür denilince bir toplumun her türlü sosyo-kültürel
bağlamda kendini ifade edişlerinin tamamı veya maddi-manevi her türlü ihtiya-
cını karşılayan toplam hayat tarzı anlaşılmaktadır.

-Bu ifade edişler, davranışlardan
alışkanlıklara, törelerden gelenek ve göreneklere, korkulara ve kokulara kadar pek
çok değişik şekillere sahip olabilir

-Aynı şekilde, sanat, müzik, mimarî, düşünce,
edebiyat gibi fikrî ve estetik üretim alanları
da kültür içinde yer alır

-Kültür kalıtımsal değildir.

- İnsan hangi toplumun içinde doğar büyürse o toplumun kültürünü öğrenir.



-Kültür, kuşaklar boyunca birinden
diğerine aktarılan, biriktirilen yaşantı ve bilgi birikimi ögelerinden oluşur.

- Kültür
bu özelliğiyle insan yaşamını diğer canlılardan ayrı ve ayrıcalıklı kılar

-İnsan öğrendiklerini yavrusuna veya bir başkasına dil yoluyla aktarabilen tek canlı
varlıktır.

-Bu bağlamda, kültürün meydana gelmesinde insanın doğayla olan mücadelesinde yarattıkları vardır.

-Ancak, bu bireysel deneyimlerin toplumsal bir yapıya
yani kültüre dönüşmesini
sağlayan olgu iletişimdir.

-İletişim ise, insanlık kadar eski olan sosyal ve toplumsal yaşantının temelidir.

-İnsanlık çok eski çağlardan beri başta beslenme ve korunma olmak üzere ihtiyaç-
larını aynı doğal çevreyi paylaştığı diğer insanlarla ilişkiye girerek karşılamıştır

-İnsanın diğer insanlarla girdiği ilişkilerin sonucu olarak toplumsal yaşam ortaya
çıkmıştır.



-İnsan duygularını, düşüncelerini, tecrübelerini, deneme-yanılma yoluyla
öğrendiklerini başka insanlara anlatmak ve onlarla paylaşmak istemiştir.

- İnsanın
duygu, düşünce ve tecrübelerini başka insanlarla paylaşma isteği, iletişimin temelidir.

-İnsanların diğer insanlarla iletişim kurarak duygu ve düşüncelerini paylaşma is-
teği, iletişimin dil vasıtasıyla kurulan biçimi olan “konuşma”yı meydana getirmiştir.

-Bu bağlamda, insanlığın belki de en eski ve eskimeyen meselesi “yarın sorunu”
olmalıdır.

-Karnını doyuran insan, doyuramayıp aç kaldığı günlerin düşüncesiyle
ve özellikle de kış ve benzeri olumsuz şartların etkisiyle “yarın ne olacak” sorusuy-
la başbaşa kalmıştır.

-Doğada yarını düşünerek yiyecek saklayan hayvanlarla ilgili
gözlemleri de bu düşünceye ulaşılmasında etkili olmuş olabilir.

-İnsanlar avladıkla-
rı ihtiyaç fazlası etleri “yarın”larda kullanılır kılabilmek için “tuzlama, tütsüleme,
kavurma” ve “pastırma
” gibi bazı teknikler geliştirmişlerdir

- Öte yandan, maddi
kültürde meydana gelen bu tür saklama veya muhafaza tekniklerinin bir benzeri
de duygu ve düşünceleri, beceri ve tecrübeleri biriktirmek için yapılmıştır.

-Eğer bu
söze dayalı biriktirme olmasaydı kültür ve uygarlık oluşamazd

- Örneğin, mantarın
yenilebilcek bir nesne olduğunu keşfeden insanoğlunun, her mantarın yenemeye-
ceğini bunların bir kısmının “zehirli” ve bir kısmının da “zehirsiz” olduğunu çok
uzun bir zaman diliminde deneme-yanılma sonucu öğrenmiş olmalıdır.

-Dahası,
sırf bu bilgi için bile ne kadar acı bir bedel ödendiği düşünülürse, insanoğlunun
kültür ve uygarlığa ne kadar büyük bir bedel ödediğini daha iyi anlayabiliriz.

-İnsanların doğayla olan mücadeleri sonucu elde ettikleri bilgiler ve dene-
yimler, bir kişiden diğerine veya bir kuşaktan diğer kuşağa yüzbinlerce yıl sözlü
iletişim
yoluyla aktarılamasaydı ve bu bilgiler sözlü edebiyat türleriyle biriktiri-
lemeseydi fiziksel ve zihinsel herhangi bir gelişme meydana gelemezdi.

-İnsanlık
duygu, düşünce ve araç gereç üretimi başta olmak üzere hiçbir gelişme meydana
getiremezdi

-Bu bağlamda kültür bir bilgi, duygu ve düşünce biriktirme etkinliğidir.

-Bu bilgi, duygu ve düşünce birikimlerinin kuşaktan kuşağa aktarılma yolu
da iletişimdir
.

-Bunun da en eski ve etkili yollarından birisi sözlü iletişimdir.

-Yazılı
iletişimin ortaya çıktığı son 5000 yıl öncesi, sözlü iletişim insanlığın biricik bilgi,
duygu, düşünce ve beceri biriktirme araç ve gereci olarak hizmet etmiştir.

-Bugün
“Halk Edebiyatı” olarak adlandırdığımız yaygın olarak “sözlü edebiyat” olarak da
bilinen edebiyat geleneği, söz konusu sözlü iletişimin bir sonucu olarak ortaya
çıkmış ve günümüze kadar gelmiştir.

-Bir başka ifadeyle, insanlık çok eski çağlardan beri ahenkli tekrarların, kalıp-
laşmış ve ritmik ifadelerin insan hafızasında kolayca kalıp ezberlenebildiğini keş-
fetmiş olmalıdır.

-Bunun bir sonucu olarak, gerektiğinde kullanabilmek istediği
duygu, düşünce, tecrübe ve becerileri şiir şeklinde söyleyerek “sözü saklama” veya
başka kuşaklara ulaştırabilmek için “yarınlara yönelik olarak muhafaza etme” tek-
niği olan “sözlü edebiyatı” (Oral Literature) veya yaygın adlandırılmasıyla “Halk
Edebiyatı
”nı icat etmiştir
















SORU-1: İnsanoğlu doğa karşısındaki zayıflıklarını ve karşılaştığı güçlükleri nasıl ortadan kaldırmıştır?

CEVAP: İnsanoğlu doğa karşısındaki zayıflıklarını ve karşılaştığı güçlükleri, yarattığı ve kendini donattığı her biri bir kültür ürünü olan fiziksel ve zihinsel araç gereçlerle büyük oranda ortadan kaldırmıştır.

SORU-2: Sözlü kültür ortamı türleri nelerdir?

CEVAP: Sözlü kültür ortamı kendi içinde “Birincil Sözlü Kültür Ortamı” ve “İkincil Sözlü Kültür Ortamı” olarak ikiye ayrılmaktadır.

SORU-3: Birincil sözlü kültür ortamı nedir?

CEVAP: Birincil sözlü kültür ortamı kavramı; insanların bilgi, duygu, düşünce ve beceri depolamak için kendi ve muhataplarının hafızalarından başka hiçbir kayıt teknolojisine sahip olmadığı sosyo-kültürel toplumsal yapıyı ifade etmektedir.

SORU-4: İkincil sözlü kültür ortamı nedir?

CEVAP: Bilgi, duygu ve düşünceleri yazı ve elektronik kayıt imkânlarıyla depolama, saklama tekniklerinin var olduğu kültürel ortamlar ikincil sözlü kültür ortamı olarak ifade edilmektedir.

SORU-5: İlk edebi gelenekler nasıl ortaya çıkmıştır?

CEVAP: Evrensel olarak, şiir şeklinde ortaya çıkan ilk edebi gelenekler, birincil sözlü kültür ortamında bilgi, duygu, düşünce ve tecrübeleri biriktirme ve farklı kuşaklara aktarma işlevine bağlı olarak zir zorunluluk sonucu doğmuştur. Ritmik tekrarların ve ahengin ezberlemeyi kolaylaştırmasına bağlı olarak şiir, evrensel tercih edilen bir söz, duygu ve düşünce saklama ve iletme tekniği haline gelmiştir. Bu oluşum gelişerek Sözlü Edebiyat veya Halk Edebiyatı geleneğini oluşturmuştur.

SORU-6: İnsanlık tarihinde ilk ortaya çıkan edebi geleneklerin temel özelliği nedir?

CEVAP: İnsanlık tarihinde ilk olarak ortaya çıkan müzik eşliğinde icra edilen ilk edebi geleneklerin tamamı dini içeriklidir. Müzik ve ezgiyle icra edilen şiir şeklindeki bu erken döneme ait edebi verimler, doğadaki her şeyin canlı ve ruhu olduğuna inanılan animist bir dünya görüşü doğrultusunda oluşturulmuştur.












 
Facebook beğen
 
 
TOPLAM 35608 ziyaretçi (65138 klik) kişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol